ALESTA


    4/11/2009 · Kategori: SAĞLIK


    Domuz gribi salgını yaşadığımız şu günlerde arda arda yaşanan ölümlerle tedirginlik iyiden iyiye arttı..Ölen kişiler hangi sebeple ölüyor?Ölmelerinin altında kronik hangi hastalıklar yatıyor?Ve de bu virüs nasıl can alıyor..İşte araştırmalar sonucu varılan bilgiler
    MUSTAFA GÜNEŞ: 28 yaşında bir sağlık çalışanıydı. Ölümünden üç gün önce zatürree teşhisiyle hastaneye kaldırıldı. Gelişen ani solunum yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti. H1N1 virüsü tespit edildi. Ancak doktorlar ikinci bir hastalığının (kalp) olması nedeniyle öldüğünü belirtti.
    29 Ekim, Diyarbakır
    BEŞİRE BOZKURT: 34 yaşında. İkiz gebelik, solunum güçlüğü, öksürük, balgam yakınmaları nedeniyle 16 Ekim’de hastaneye kaldırıldı. Akciğer enfeksiyonu saptandı. Ayrıca zatürree tanısı konuldu ve tedavisine başlandı. Şüphe üzerine hastadan numune alındı. Bu arada durumu kötüleşti. Sezaryen sırasında bebekler ölürken Bozkurt da yaşamını yitirdi. Hastanın tahlillerinde H1N1 virüsü teşhis edildi.
    29 Ekim, Konya
    ÜMMÜ SEZGİN: 37 yaşında. Bedensel engelliydi. 25 Ekim Pazar günü rahatsızlandı. Akciğer yetmezliği teşhisiyle yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Yüksek ateş, kusma gibi domuz gribi semptomları görüldü. Numune Hastanesi’nde örnekleri alındı ve Ankara Hıfzısıhha Laboratuvarları’na gönderildi. Domuz gribi olduğu açıklandı.
    1 Kasım, Ankara
    DURMUŞ İLHAN: 27 yaşında. Gazi Hastanesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışıyordu. 24 Ekim’de domuz gribinden ölen Mustafa Güneş’in de arkadaşıydı. 27 Ekim’de rahatsızlandı. Yüksek ateş ve sürekli kusma durumu vardı. Ailenin iddiasına göre normal bir gribal enfeksiyon geçirdiği söylendi. Ancak fenalaştı ve ikinci gün aynı hastaneye gitti. İğne vuruldu. Ertesi gün yine hastaneye gitti. Bu kez idrar yolu enfeksiyonundan şüphelenildi. Cuma gecesi komaya girip cumartesi gecesi öldü.
    1 Kasım, Konya
    BURAK KUŞ: 14 yaşında. Kan kanseriydi ve ileri derecede beyin felci vardı. 31 Ekim’de yüksek ateş şikâyetiyle hastaneye kaldırıldı. Bünyesi zayıftı ve domuz gribi kaptığı belirtildi. Kurtarılamadı.
    1 Kasım, Konya
    EMİNE DUYGU GÜNDÜZ: 22 aylık. Ailesi 31 Ekim’de Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları Servisi’ne yüksek ateş şikâyetiyle başvurdu. Çocuğun ailesi bebeğin bünyesinin zayıf olduğunu belirtti. Küçük bebeğin altı aydır karaciğer yetmezliği rahatsızlığı vardı. Ancak 31 Ekim’de aşırı derece ateşi çıktı. Domuz gribine yakalandığı belirlendi.
    2 Kasım, Şanlıurfa
    ELİF FIRATKAN: Dört yaşında. Doğuştan belden aşağısı tutmuyordu. 29 Ekim’de ateşlenip kusmaya başladı. Aynı gün hastaneye götürüldü.
    2 Kasım, İstanbul
    BETÜL BİLGİLİ: 13 yaşında. Ailesi daha önce grip geçirmişti. Üç gün boyunca ateşi düşmeyince 1 Kasım Pazar gecesi hastaneye kaldırıldı. Karın ağrısı ve rektum kanaması vardı. Başlangıçtaki ölüm sebebi kanama ve yoğun karın ağrısı olarak kayıtlara geçti. Ancak daha sonra otopside domuz gribi virüsü taşıdığı saptandı.
    2 Kasım, Ankara
    AYŞE GÜLER: 65 yaşında. Üç gün önce yüksek ateş nedeniyle Başkent Hastanesi’ne kaldırıldı. Gürel’e yapılan testlerde H1N1 virisü kaptığı ve domuz gribinden öldüğü açıklandı.
    3 Kasım, illeri açıklanmadı
    31 yaşında bir kadın ile 55 yaşında kronik hastalığı olan bir erkek.

    YAZININ DEVAMINI OKU...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz


    4/11/2009 · Kategori: SAĞLIK


    Soğuk algınlığından korunmanın pratik,ucuz ve bir o kadarda kolay yolu
    Denenmeye değer bu tarifle soğuk algınlığından ve geçmeyen öksürüğünüzden kısa sürede kurtulacaksınız...
    Bir soganin dis kabugunu soyup soganin tepesini oyuyorsunuz. Cok fazla derin olmayacak. Oyuga seker doldurup 12-24 saat bekliyorsunuz. Sürenin sonunda lezzeti hiç de kötü olmayan bir  sıvı olusuyor.Bu sıvıyı hemen tüketin...Öksürüğünüz geçene kadar günde 1 kez deneyin..

    YAZININ DEVAMINI OKU...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz


    26/10/2009 · Kategori: SAĞLIK

    Yalnızca yürüyerek 20 günde 4 kilo verebilirsiniz
    İngiltere’de piyasaya çıkan walking diet (yürüyüş diyeti) isimli kitabın yazarı Joanna Hall, yürüyerek daha güzel vücuda sahip olmanın yollarını anlatıyor
    Yürümek, yalnızca kilo vermeye yardımcı olmuyor. Bunun yanında diyabet, kemik erimesi ve meme kanserine yakalanma risklerini da azaltıyor. Başlamadan önce bir spor mağazasına uğrayarak adımsayar (pedometre) satın alın. Günde kaç adım attığınızı sayabilirsiniz. İşte mucize yürüyüş programı:
    1-3 günler: Her gün attığınız adım sayısını bir kenara yazın ve 3’üncü günün sonunda bunları toplayıp üçe bölün. Bu sizin günlük ortalama yürüyüşünüz olacak.
    4-5. günler: Ortalama adım sayınıza 1000 adım ekleyin örneğin otobüsten bir durak erken inerek bu sayıyı tamalayabilirsiniz.
    6. gün: Bugünden itibaren yürüyüş için özel zamanlar ayırmalısınız. Ortalamanıza 1500 adım ekleyin. Hızınıza göre 1500 adım 20 dakikada tamamlanabilir. En az küçük bir şişe su içmeyi unutmayın.
    7. gün: Normalde en az 10 dakikada yürüdüğünüz bir mesafeyi gücünüzün yettiği kadar hızlı yürüyün ve yürüyüşün ne kadar sürdüğünü bir kenara not edin.
    8-11. günler: Ortalamanıza 1500 adım ekleyerek yürüyüşlere devam edin.
    12. gün: Bugünü dinlenmeye ayırabilir, vücudunuzu biraz esnetmeyi deneyebilirsiniz.
    13-14. günler: Ortalamanıza 2 bin 500 adım ekleyin. sonraki 4 günde en uzun yürüyüşlerinizi yapacaksınız. Bu yüzden bunları gün içinde 2 ayrı yürüyüş olarak sürdürebilirsiniz.
    15-16. günler: Ortalamaya 3 bin adım ekleyerek yürüyün, temponuzu artırmaya çalışın. Bu iki günde terlemeniz gerekiyor, yürürken müzik dinleyemeyi deneyin.
    17. gün: Dinlenme günü.
    18. gün: Ortalamaya 2 bin adım ekleyerek yürüyüş yapın. Temponuzu biraz düşürün. Eğer kendizini yorgun hissediyorsanız yürüyüşlerden bir saat önce bir fincan kahve için.
    19. gün: 7’nci günü tekrar edin. aynı mesafeyi daha kısa sürede ve zorlanmadan almalısınız.
    20. gün: ortalamanızdan 1500 adım fazla atarak programı tamamlayın.
    YAZININ DEVAMINI OKU...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz


    19/10/2009 · Kategori: SAĞLIK


    Domuz gribinin salgın halinde yayıldığı şu günlerde herkes domuz giribi belirtileri,korunma yolları gibi pek çok çok bilgiyi öğrenmek için çaba sarfediyor..
    Gribin kişiden kişiye bulaşmasında tokalaşma ve kucaklaşma çok önemli.
    Japonlarda selamlama denilen seremonide kesinlikle tokalaşma ve kucaklaşma yok. Tokalaşma ve öpüşme gripte bulaşıcılığın hızlı seyretmesine yol açan iki hareket. Biz mevsimsel gribin ve domuz gribinin de artabileceğini ya da ülkemizde olabileceği düşünürse bu iki hareketi, bugünlerde kesinlikle ama kesinlikle yapmamak fayda sağlayacaktır..Gripte alınacak önler sırasıyla şöyle
    *Kişiler el hijyenine çok önem vermeli,
    *Eller özellikle sıvı sabunla yıkanmalı.
    *Hapşırıkta, aksırıkta tek kullanımlık mendiller kullanılmalı ya da ağzımızı kolumuzla kapatmalıyız.
    * Kişisel eşyalarımızı; havlu, çatal, tabak, çarşaf gibi, başkaları ile paylaşmamalıyız.
    YAZININ DEVAMINI OKU...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz


    28/7/2009 · Kategori: SAĞLIK

    Kansere karşı egzersizde olurmu demeyin...Günde yarım saat yapacağınız etkin bir sporun kanser riskini yarı yarıya azalttığı saptanmış..
    Finlandiyalı uzmanların, daha önce kanser geçirmemiş 42-61 yaş arasındaki 2,560 erkek üzerinde yaptığı araştırmada, bu kişilere ne sıklıkla egzersiz yaptıkları soruldu ve egzersizin seviyesini belirlemek için fiziksel testler uygulandı.
    Daily Mail'de yayımlanan habere göre, ortalama 17 yıl boyunca izlenen deneklerin yaptıkları egzersizin yoğunluğu metabolik birimle (MET) ölçüldü.
    Yürümenin ortalama yoğunluğu 4.2 MET, koşunun 10.1 MET, yüzmenin 5.4 MET, bahçe işleri yapmanın 4.3, işe bisikletle gitmenin 5.1 MET, kayağın 9.6 MET, kürek çekmenin 5.4 MET, top oyunlarının 6.7 MET, jimnastik, dans ve ağırlık kaldırmanın 5 MET olarak ölçüldü.
    British Journal of Sports Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, günde en az 30 dakika süreyle 5.2 MET spor yapan bir kişinin, daha az spor yapanlara oranla kansere yakalanma riskinin yarı yarıya az olduğu belirlendi.
    Araştırmanın, sonucu etkiliyebilecek olan yaş, alkol tüketimi, sigara, vücut kütle endeksi ve kalori miktarı gibi faktörler göz önüne alınarak yapıldığı belirtildi.
    Araştırmayı kaleme alan Finlandiya'daki Kuopio ve Oulu üniversitelerinin bilim adamları, kansere yakalanma ve kanserden ölüm riskini azaltmanın en iyi yolunun yüksek yoğunluklu egzersiz olduğunu kaydetti.
    YAZININ DEVAMINI OKU...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz

« Önceki Yazılar :|: Sonraki Yazılar »

Google

Reklam alanı

Gereksiz Alan











Blog Widget by LinkWithin